İş Hayatı ve Duygusal Zeka
Yüksek duygusal zeka (EQ), başarıyı öngören ciddi bir etkendir; fakat bu alanda yapılan pek çok araştırmaya rağmen, önemi hala göz ardı edilmekte. Yüksek EQ mevcut yeteneklerimizi desteklemekle kalmaz, teknik becerilerimizi daha faydalı hale getirebilmemiz için yaratıcı yöntemler üretebilmemizi sağlar.
Duygusal zeka nedir?
Duygusal zeka, kişilerin, kendi hisleriyle beraber diğer insanların da duygularını tanımlayabilmelerine olanak sağlayan sosyal zeka türüdür. Sonradan öğrenilebilir ve geliştirilebilir olmakla beraber farkındalığınızı, insanlar arası iletişimde rol oynayan duyguların altında yatan temelleri ayırt etmenizi sağlayacak odakta tutarak fevri ve düşüncesiz davranışlarda bulunmanıza engel olur. İnsanlara içtenlikle yaklaşabilmenizi sağlar.
Duygusal zeka insanları manipüle etmeden etkileyerek ilham vermek, sahip olduğunuz otoriteyi kötüye kullanmamaktır. Algı sahibi olmak, öğrenmek, özdeşlik kurmak ve etrafınızdaki insanları öncelik olarak görmek, çalışanlarınızın ve iş arkadaşlarınızın duygularını göz önünde bulundurup yalnızca mantık ve teknik analiz sınırlarında kalmamaktır.
Bu yetenekler yalnızca kendi hislerinizi anlayıp özgüveninizi güçlendirmeye değil, aynı zamanda iş hayatında karşılaşabileceğiniz zorluklara karşı dayanıklılığınızı arttırmanıza ve hedef kitlenizle pozitif, her iki tarafı da mutlu eden bir ilişki kurmanıza olanak tanır.
Duygusal zeka eksikliğinin iş hayatına etkileri nelerdir?
Duygusal zekadan yoksun pek çok girişimci ve iş yeri sahibi, markalarını büyütmekte zorluk yaşar ve çalışanları, mevcut kitleleri ve potansiyel müşterileriyle iyi bir profesyonel ilişki kurmak konusunda eksik kalır. Bu durum kişinin kendini sabote eden hareketler yapmasına, kaygılı hissetmesine yol açar ve yaratıcılığının körelmesine sebep olarak bir girişim fikrinden diğerine atlayan tutarsız bir hale sokar.
Duygusal zekanın iş hayatındaki önemi:
İnsanın enerjisine kaynaklık eden en önemli unsur duygularıdır. Günün her saatinde potansiyel olarak fayda sağlanabilecek bilgi bütünlerini bize duygularımız sağlar.
İş hayatında güçlü bir duygusal zekaya sahip olmak demek, beyin işlevlerinizin de optimum seviyede etkinlik göstermesi demektir. Beynimizin bizi fırsatlar ve tehlikeler karşısında uyanık tutan bölümleri, potansiyel iş imkanlarına ve günlük strese karşı aldığımız duruşu belirlemekte çok önemlidir. İnsanlara ve oluşan durumlara meydan okurken bürüneceğiniz duruşu belirleme aşamasında kişileri doğru analiz etmek, “kaç ya da savaş” tepkinizi toplumca kabul edilebilir bir kullanıma sokmanıza yardımcı olur. Ne yapacağınızı bilmek yetmez, bunu en iyi nasıl yapacağınızı da ölçebilmelisiniz. Duygusal zeka işte burada devreye girer.
Duygusal Zekanızı güçlendirmek ve başarıya giden kendinize özgü yolu çizmek için iş kadınlarını destekleyen iş ağımıza sizi de bekliyoruz.





